Kelimeler ve Ses Yapısı: Karaağaç’ta,
Türkmen gelenekleri ve ses özellikleri mevcuttur. Otantik dil karakterini
incelediğimizde, fazla gırtlak kabalığı yoktur. Kelimedeki sesleri tabiri
yerinde ise, işine geldiği gibi kullanan, hatta ortak özellik sınırını bile aşan
bir dil yapısı vardır. Pek çok kelime inceledim, kelimelerin ağız özellikleri,
otantik değerleri, ses hareketliliği gibi hususları göz önüne alarak ses yapısı
ile ilgili tespitlerde bulunmaya çalıştım.
Ortak ses özelliklerini sıralayacak olursak:
1.Kelime ortasına
gelen “b” “ğ” olur. Böbrek yerine “böğrek” denir.
2.Bir kelimede iki
veya üç “a” “e” olunca kendi aralarında değişimler olur. Acer “ecer” acenta
“acente” gibi.
3.“r” sesi kelime
sonlarında fazla kullanılmaz. Geliyor, gidiyor yerine “geliyo, gidiyo”
kelimeleri kullanılır.
4.Kelime başı ve
sonunda “r” ler zayıf olduğu gibi başta olunca önüne “ı,i,u,ü” gibi sesler alır.
Ramazan, Raf, Rakka yerine,Iramazan, Iraf, ırakka denilir.
5.“l” lerde “r” ler
gibi önüne “i,ü,u,ı” harfleri alır. Leş “üleş”, lazım “ilazım” limon “ilimon”
gibi.
6.Baştaki ve kelime
aralarındaki “t” ler “d” olur . Tutmak “dutmak” tatlı “datlı” gibi.
7. “k” sesi kelime
başında “g” kelime ortasında “h ile karışık bir ses olur”. Kaçak, “gaçak”,
kolsuz “golsuz”, yakmak “yahmak” yoh” gibi.
8.Kelime başlarına
gelen “i ı-ü u- ö o” ye dönüşür. Öksüz “oğsüz” ibrik “ıbrık” üveyik “uveyik”
gibi.
9.Sesli harflerden
ikisi bir arada olunca bir sessiz harfi araya sokuştururlar. İsmail “İsmayil”
Efraim “efrayim” gibi.
10.Sesli harfler yer
değiştirebilir. Tamam “temam”, Talat “Telat”, Hikmet, “Hekmet” horoz” horuz”
gibi.
11.“h” sesi kelime
ortasında zayıflar veya atılır. Ahmet “Aamet”, Mehmet “Memet” gibi.
12.Bazen “h” lerin
“y” olduğunuda görüyoruz. Kahve “kayfe veya gayfe” gibi.
13.“n” sesini “ng
karışımı geniz sesiyle alırız. Gönül,”gon(g)ül” gördün mü “gordün(g) mü” gibi.
14.“l” ler “n” de
olur. Lastik “nastik” “n” ler “l” olur. Naylon “laylon” gibi. “p” ler “b” olur.
Pastırma “bastırma” parmak “barmak” gibi.
15.Kelime içlerinde
ses değişimleri olur. İbrahim “İrbehem, İrbaham” kibrit “kirpit” kirpi “kirpi”
gibi.
Yukarıda da görüldüğü gibi, ses
değişimi, gramer dışı sesler, dil özelliklerine göre biçimlenmektedir. Bölgede
sık söylenen bir söz özetlemeye yeter sanırım. Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa
bahtına.
Yörede Kullanılan Kelimeler
Aba: Anne veya büyük kadınlara söylenir.
Abraş: şekilsiz,
Abıca: amca_ kendi emsali olanlara şaka sözü
Açacak: kapı kilitlerinin anahtarı
Aprıl: nisan
Ağ: ak- tuzak
Ağa: ağabey veya saygın kişi
Ağartı: yoğurt, süt, gibi hayvan ürünleri
Ağıl: hayvan barınağı
Ağleşmek: kalmak, durmak, beklemek
Ağmak: akıp gitmek, kaymak,
Ağnamak: dinleyip anlamak
Ağnatmak: anlatmak
Ağşam: akşam
Aha: hemen, işte
Ahacık: işte, hemen
Alayçık: ağaç dallarından yapılan çadıra benzeyen bağ evi
Alaf: alev
Alaşa: arada laf taşıyan, geveze
Alatavlı: tavına yakın
Alayı: mevcut olanın tamamı
Alazlamak: hafifçe ateşe tutmak
Aldırayaz: Açıkta kalan, kimsesiz
Alengirli: akıl ermeyen, karışık
Avgun: taş veya betondan yapılan su borusu
Ağer: eğer
Akran: emsal
Al: kırmızı
Alınan yapmak: hile ve desise ile yapmak
Al kızı: hamile kadın ve atları rahatsız eden hayalet
Alık: sönük, erimiş, soğuk vurgunu sebze vs.
Angut: dalgın baktığı sanılan bir kuş
Anız: ekildikten sonra beklemeye alınan arazi
Anaç: karşı, yamaç
Arezul, rezilliği seven
Angıldamak: Manda sesi
Annaştırmak: açık anlatmak, uzlaştırmak
Apık: sakallı
Arık: zayıf düşen
Arafantı: arada gezen, sahipsiz
Asbap: giyecek
Aşı: kırmızı renk veren toprak
Aşık: hayvan kemiğiyle bir oyun
Avanak: kendinden habersiz, ne yaptığını bilmeyen
Avcar: sebzenin genel adı
Ayakyolu: hela, tuvalet
Avrat: eş, hanım
Avurt: ağzın lokma ile açılmış hali
Aşşa: aşağı
Ayrık: köküyle genişleyen bir ot
Aynasız iş: yakışık almayan iş
B
Bahça: bahçe
Badal: merdiven
Badak: bacaksız, boyu kısa kimse
Badas: harman yerinin süpürülmesiyle çıkan topraklı buğday
Bakraç: küçük helke
Baldırcan: patlıcan
Barmak: parmak
Bat: kötü ol
Batman: eski hesaba göre altı okka, sekiz kiloya yakın tartı
birimi
Battal: a. büyük, b. iptal
Bayak: az önce
Bayaktan: biraz önceden
Behlemek: söze bağlamak
Bek: sağlam, sıkı, kirt
Bel: tepme ile toprak kazan alet
Belemek: kundağa sarmak
Belleme: anlama, işaret vurma, sövme
Belik: kadın saçının örülmüş hali
Beşibirlik: beş tümlük altının dizili hali
Bet: tuhaflık
Bıldır: önceki sene
Bıngıldak: yeni doğan çocuğun başının üzerindeki kemiğin
oluşmamış hali
Bibi: hala
Biçala: bir ara
Biyol: bir kere, bir sefer
Biz: sivri delgi aleti
Bostan: karpuz kavun ekilen tarla ve bunların ortak adı